Haber

Erdoğan İzmir’de.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’deki aday tanıtım toplantısında; “İzmir Körfezi’nin durumu nedir? Kokudan geçebilir miyiz? Geçemeyiz. Bir zamanlar ben belediye başkanı olmadan önce İstanbul’daki Haliç böyleydi. Çok şükür Haliç’i kurtardık. Şu anki kişi göreve geldi ve göreve geldikten sonra Haliç yeniden “Eski haline dönmeye başladı. İzmir’in ilçelerinin, mahallelerinin, sokaklarının durumu ortada. Önce güzelim Körfez’i koklayıp, sonra o kokuyu kimyasallarla bastırmaya çalışanların bu kente verecekleri hiçbir şey yoktur.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İzmir ilçe belediye başkanı adaylarının bugün İzmir Halkapınar Spor Salonu’nda yaptığı tanıtım toplantısına katıldı. İzmir Menderes’te bu sabah meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depremden dolayı acil şifalar dileyerek konuşmasına başlayan Erdoğan, şunları söyledi:

“BELEDİYEMİZİ SADECE AJANS CİLALAMA VE KONUŞMA İLE İŞLETEREK ŞEHİRLERİMİZİN HAREKETE GEÇEN YILLARI DÖNEMİ SONA ERDİ”

“Cumhur İttifakı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Hamza Dağ kardeşimizin ardından ilçelerimizde aday göstereceğimiz isimleri duyurmak için bugün bir aradayız.

İnşallah 31 Mart’ta birçok şehir gibi İzmir’in de gerçek belediyeciliği seçeceğine inanıyoruz. Bugün açıklayacağımız ilçe belediye başkan adaylarının da kendi sorumluluk alanlarında aynı başarıyı göstereceklerinden hiç şüphem yok. Türkiye’de şehirlerimizin yıllarını sadece gösterişle, sadece ajans cilasıyla, sadece yalanla, sadece algıyla belediye başkanlığı yaparak heba etme dönemi bitti. Milletimiz 31 Mart’ta şehirlerini ortak değerlerden yararlanma politikasıyla değil, çalışma ve hizmet politikasıyla yönetecek belediye başkanlarını seçecektir.

“ADADAYLARIMIZ BELEDİYE BAŞKANI KOLTUĞUNDA OTURAN İSİMLER DEĞİL, GÖZÜ, KALBİ VE AKILLARI BAŞKA YERLERDE OLAN İSİMLERDİR”

Hamdolsun adaylarımız belediye başkanlığı koltuğunda oturan ama gözü, kalbi, aklı başka yerde olan kişiler gibi değil ve olmayacak. AK Parti ve Cumhur İttifakından seçilecek belediye başkanlarımızın dilediğiniz gibi çalışacağını bizzat garanti ediyoruz. Şehirlerimize verdiği sözleri yerine getirmeyen, vatandaşlarımıza hak ettiği ürün ve hizmetleri sunmayan belediye başkanlarından hesap sormak bizim görevimizdir. Bunun için 31 Mart’ta hepimize büyük sorumluluk düşüyor.

Mücadelemiz düşmanı topraklarımızdan kovmak, İzmir’den denize atmak ile bitmedi. Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyetimizi kurduktan sonra başlattığımız demokrasi ve kalkınma hamleleri hep çeşitli araç ve formüllerle engellendi. Tek parti faşizminin kavranamaması bu sürecin maliyetini daha da ağırlaştırdı. 40 yıldır ülkemizin başına bela olan bölücü terör belası, aslında bu toprakları işgal etme, bu milleti köleleştirme çabasının bir parçasıdır. Aynı şekilde FETÖ ihanet çetesinin darbe girişimleri de aynı projenin diğer yüzüdür. Bu ülkenin en güzel yılları, bazen vesayetin oyunlarıyla, bazen darbelerle, bazen siyasi ve toplumsal kaos yaratma girişimleriyle, bazen de terörle heba edildi. Bu kirli oyunu kuranların amacı, Türkiye’nin büyümesini, güçlenmesini, gelişmesini, zenginleşmesini engelleyerek yeniden bölgesel ve küresel bir aktör olmasını engellemekti. Emperyalist güçler her zaman bu sinsi oyuna içeriden destek verecek figüranları, destekçileri ve yardakçıları buldular.

“AK PARTİ DÖNEMİ TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ VE KALKINMA ÇABALARININ ZİRVESİ OLDUĞUNDA HERKES KABUL EDİYOR”

Milletimiz, başta İzmir sevdalısı merhum Menderes olmak üzere demokrasi ve kalkınma için çabalayan kendi adamlarının anılarını kalbinin en kıymetli köşesine yerleştirmiştir. AK Parti, böylesine şiddet dolu bir dönemin ardından ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendi. AK Parti döneminin Türkiye’nin demokrasi ve kalkınma mücadelesinin zirvesi olduğunu aklı ve vicdanı olan herkes kabul ediyor ve kabul ediyor. Milletimiz 1970’lerdeki ideolojik mücadelelerden, 1980’deki darbeden ve 1990’lardaki siyasi istikrarsızlıklardan bunalınca, 2002’de partimiz AK Parti’yi tek başına iktidara getirerek biraz nefes almak istedi.

“ULUSLARARASI ADALET DİVANI’NIN KARARI ‘DÜNYA 5’TEN BÜYÜK’ ÇIĞLIĞIMIZIN İADESİDİR”

Uluslararası Adalet Divanı’nın dün aldığı karar, ‘Dünya 5’ten büyüktür’ çığlığımızın bir yansımasıdır. İsrail’i bir kez daha uluslararası toplum ve kurumların sesine kulak vererek saldırı ve katliamlarını bir an önce durdurmaya çağırıyoruz. Bütün bu gerçeklere rağmen Türkiye’nin sadece kendi topraklarından ve kendi vatandaşlarından oluşan bir güç olmadığını hâlâ anlamayanlar var. Kendi topraklarımızla, kendi vatandaşlarımızla sınırlı olsaydık bizi 40 defa bu coğrafyadan silerlerdi. Türkiye, arkasındaki bu görünmez gücün büyüklüğü sayesinde, diğer ülkeleri tekrar tekrar yok edecek zorlukların üstesinden gelebilmektedir. Kim aksini iddia ediyorsa, bu ülkenin kendi içine dönmesini, bu milletin yalnızlaşmasını istiyorsa, emin olun ki bunun arkasında ya ihanet, ya sefalet ya da gaflet vardır.

“BU İZMİR KÖRFEZİNİN DURUMU NE? KOKU OLMADAN ÇIKABİLİR MİYİZ?”

İzmir ve İzmirlilerle ilişkimize kimseyi sokmadık, sokmayacağız. Ne İzmir ne de İzmir’in kimliği kimsenin kontrolünde değildir. Bu şehre sevgiyle, kararlılıkla hizmet eden herkes İzmirlidir. Aksini söyleyenler İzmir’e en büyük zararı verenlerdir. Esasında bu iddiayla eser ve hizmet yerine sömürü peşinde koşanların amacı, İzmir halkına yaptıkları ihaneti, içinde bulundukları yolsuzlukları ve kenti hiçe sayarak örtbas etmektir. İzmir Körfezi? Kokudan geçebilir miyiz? Geçemiyoruz. Ben belediye başkanı olmadan önce bir zamanlar İstanbul’da Haliç böyleydi. Çok şükür Haliç’i bu pislikten kurtardık. Şimdiki kişi göreve geldi ve onun göreve gelmesinin ardından Haliç eski haline dönmeye başladı. İzmir’in ilçelerinin, mahallelerinin, sokaklarının durumu ortada. Önce güzeller güzeli Körfez’i koklayan, sonra da o kokuyu kimyasallarla bastırmaya çalışanların bu kente verecek hiçbir şeyi yok.

Biz İzmir’in efendisi olmaya değil, bu şehrin ve insanının hizmetkarı olmaya talibiz. Konak Tüneli’ni bu anlayışla açtık, deprem konutlarını da bu anlayışla inşa ettik. Diğer hizmetlerimizi de bu anlayışla hayata geçirdik. Bunlarda darbecilikle övünmekten, şehri bölücü örgütün kontrolündeki partiye teklif etmeye, ecdadımıza, halkımızın değerlerine küfretmeye kadar her türlü rezalet var. “Tüm rezaletlerini Atatürk silüeti altına gizleyebileceklerini sananlar, umarım 31 Mart’ta hak ettikleri dersi alacaklardır.”

Erdoğan’ın açıkladığı adaylar arasında kız kardeşi Hale Koştu Özgülü’nün mal varlığına ilişkin açıklamalarıyla gündeme gelen Bergama Belediye Başkanı Hakan Koştu yer almadı. 25’i AKP’den, 5’i Cumhur İttifakı ortağı MHP’den olmak üzere toplam 30 ilçe için bugün açıklanan belediye başkan adayları şöyle:

Aliağa:Serkan Acar (MHP)

Balçova:Erol Eroğlu

Gelişme:Uğur Demirezen

Bayrak:Bilal Kırkpınar

Bergama:Sadık Doğruer

Beydağ:Hüseyin Ay

Bornova:Cevdet Çayır

Buca:Adnan Öztekin

Çeşme:Esat Şahit (MHP)

Çiğli:murat gökçekaya

Dikili:Sema Akıncı (MHP)

Foça:Taner Acar (MHP)

Gaziemir:Deniz Doğan

Güzel bahçe:Gümüş Saime Bucaklıoğlu

Karabağlar:Mehmet Sadık Tunç

Karaburun:Eyüp Kaykaç

Karşıyaka:İsmail Çiftçioğlu

Kemalpaşa:Galip Atar

Alaycı:Sami Mollaahmet

Kiraz:Saliha Özçınar Kutlu

Konak:Ceyda Kırılamaz Çankırı

Menderes:Sinan Akdeniz

Menemen:Aydın Pehlivan

Narlıdere:murat sarman

Ödemiş:Ali Hadim

Seferihisar:Ahmet Aydın

Selçuk:Zeynel Bakıcı

Tire:Arif Demirkan (MHP)

Torbalı:Özgür Erman Çağlar

Urla:Tarkan Bakırlı

kepsuthaber.com.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu